Örtünün Hikmetleri

Örtü, dinimizin kadınlar için bir emridir. Dinimizin hiçbir emri yoktur ki, pek çok fayda ve hikmetleri bulunmasın. Örtünün hikmetleri aslında başlı başına bir çalışma konusunu içerisine alır. Bu konu detaylı bir şekilde incelendiğinde kadın için, toplum için pek çok psikolojik ve sosyolojik hikmetleri içerdiği görülmektedir.
Örtünün hikmetlerinden önce, "Niçin örtüsüzlük? Örtüye neden karşı çıkılıyor?" sorusunun cevabını aramak gerekmektedir. Cenab-ı Allah "Size, avret yerlerinizi örtecek bir örtü ve süs olarak giyinip kuşanacağınız bir elbise verdik" buyururken ayetin devamında şunları belirtmektedir:
"Ev Ademoğulları: Anne ve babanızın avret yerlerini kendilerine göstermek için örtülerini çekip alarak onları Cennetten çıkardığı gibi, sakın şeytan sizi de fitneye düşürmesin. Şüphesiz şeytan ve onun güruhu, sizin onları görmediğiniz taraflardan sizi görürler. Muhakkak ki biz, şeytanları iman etmeyenlere dost kıldık." (A'raf Sûresi, 27.)
Örtünün açılması olayını ilk defa Hz. Havva ile Adem'in şeytan tarafından aldatılmasında görüyoruz. Neticesi olarak da Cennetten çıkartılmaları. Ayetin burada insanlara verdiği telkin insanın şeytan tarafından aldatılması ve kandırılması. Örtüsüzlüğün de insana ilk yaptırılış tarzının şeytan olduğu gibi, yine bu fiilin şeytan tarafından insana telkini ve şeytanın pek çok cihetlerden insanı iğfali belirtilmekte ve ikaz edilmektedir.
Günümüzde de, Allah'ın kesin bir emri olan örtü konusundaki tartışmalara da bu açıdan bakmak gerekir. İlk önce "Niçin örtüsüzlük?" sorusunda bunun ilk müsebbibinin kim olduğuna bakılmalıdır.
Bu cepheden baktığımızda örtünün hikmetleri konusunda ilk karşımıza çıkan nefis ve şeytan olmaktadır. Burada insanın şeytanına karşı savaşı ve ona mağlup olup olmamak gelmektedir. Aslında her insan bu konuda Hz. Adem ile Havva'nın ilk imtihanlarını örtü ile yaşamaktadır.
Örtü kadın için gerekli iken, kadın için örtüsüzlükte en çok erkeğin hoşuna gitmektedir. Kadının örtüsüzlüğü de erkek için bir imtihan olmaktadır. Ayet-i kerimede örtüsüzlük 'şeytanın aldatmacası' olarak gösterilirken örtü, nefis ve şeytana karşı insanda ilk siperi oluşturmaktadır. Örtü ile kadın ve erkek, nefis bazında yaşamaktan kurtulmaktadır. Her an açık-saçıklığa muhatap olan bir erkeğin nefis ekseninden kurtulması söz konusu değildir.
Hz. Âdem ile Havva avret yerlerinin açılması ile utanmışlardır. Bu hadise ile de örtüsüzlüğün utanılacak bir durum olduğu, insan psikolojisinin örtüsüzlükten rahatsızlık duyduğu ve utandığı belirtilmektedir. Hakikaten de doğrudur. Örtüsüzlük ne kadar meşru gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, mini eteklerini farkında olmadan çekiştirmeye çalışması, bir hanımın şuur altındaki utanma duygusunun ve rahatsızlığının belirtisidir.
Boyalarla kendilerini örttüklerini ve makyajı bir nevi Örtü kabul edip rahatladıklarını belirten artistlerin bu durumu da, örtüsüzlüğün insanı rahatsız ettiğinin açık bir delilidir.
Ortünün ilk hikmetine baktığımızda bunu, kadın ve avnı, oranda erkek için büyük bir imtihan olarak Allah'ın koyduğunu görmekteyiz. Çünkü kadının örtüsüzlüğünüz direk olarak muhatabı erkektir.
Bu büyük imtihanda kadın ve erkek ilk planda nefis ve şevtanın büyük bu hilesi, fitnesi ile karşılaşmaktadırlar Bu imtihanı verip örtüyü kabullenen kadın ve erkek şahsî hayatlarında ve aile hayatlarımla mutluluğu, huzuru bulurken, imtihanı kaybeden kadın ve erkek ise Hz. Havva ile Âdem'in avret yerlerinin açılmasından sonra maruz kaldıkları sıkıntı ve acı dolu hayatları gibi gerek şahsi hayatlarında gerekse aile hayatlarında saadeti yakalayamamaktadırlar.



